• ramazanda alkol alan insan

    .
    Ramazanda insanlar ikiye ayrılır,
    1- ramazanda içki içenler,
    A- kendi halinde içenler.
    B- iyi bir bok yiyormuş gibi saçma sapan şeyler yapanlar.
    2- ramazanda oruç tutanlar,
    A- başkasının içkisine, oruç tutmasını takılıp bir tanrı edasıyla yargı dağıtanlar.
    B- kendisini sadece kendi ibadeti ilgilendirenler.

    Hangisinin insanı yada dalyarağı olmak istediğiniz sizi ilgilendirir de başkasına bulaşmadığınız sürece tabi.
    3 ... gamarcoba
  • yazarların dertleri

    .
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2143485/+
    4 ... mastor
  • pervin buldan ın çocuklarının lüks yaşamı

    .
    "pkk bir terör örgütü değildir" diyen, hdpkk'lı pervin buldan'ın, pkk'nın uyuşturucu işlerinden sorumlu lideri savaş buldan'dan olma oğlu neçirvan buldan'ın ve kızı zelal buldan'ın lüks yaşamlarıdır.

    neçirvan buldan;
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2134370/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2134371/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2134372/+

    zelal buldan;
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2134373/+
    https://galeri.uludagsozluk.com/r/2134374/+

    annesi gencecik çocukları dağa çıkarırken, gencecik kızları örgüt militanlarının altına yatırırken, üniversite öğrencilerini ayaklanmaya teşvik ederken, neçirvan buldan ve zelal buldan bütün bu kargaşadan uzak lüks bir hayat sürmekte...

    ülkemizin gençlerini felakete sürükleyen pervin buldan'ın çocukları kah londra'da, kah fransızrivierasında, kah roma'da, kah maldivlerde.

    yaşasın halkların kardeşliği değil mi?

    sokayım ben öyle kardeşliğe...

    bu teröristin kadınlar gününü kutlayan, utanmadan bu teröristle birlikte ağaç dikme şenliği yapan ikiyüzlü siyaset orospusuna kapak olsun bu gerçekler...
    50 -4 ... tengir budun
  • cimri erkeklerdeki hesap ödeme korkusu

    .
    Bunlar Açık cimrilerdir ve tehlikesizdirler çünkü kendilerini belli ederler.

    Gizli cimriler ise, anlaşılması daha zor bir gruptur. iyi bir yerde yemek yenilen, tatile çıkılan, hediye alan adam da cimri olabilir çünkü bunları kendi kafasındaki belirli nedenlerle yapıyordur. Mesela "koluma güzel (ya da yaşına göre çok genç) bir kadın taktım geziyorum", ya da iş yapmak istediği insanlara zengin görünme, ya da "ben zaten buraya gidecektim, ona bir şey harcamıyorum ki" gibi fikirlerle.. peki bunları nasıl ayırt edebiliriz?

    Onları sosyalleştikleri ortamlarından çıkararak... arabasının kapısını biraz sert kapatın, evdeki halıya biraz reçel dökün ya da dolaptaki yiyeceklerin kalitesine bakın.. dışarıda 200 lira hesap ödeyen adam normal şartlarda evinde ısıl işlem görmüş sucuk bulundurmaz.
    2 -1 ... katalin
  • cumhuriyet ekonomisi

    .
    zannedersem (bkz: biz dolarla uğraşmıyoruz istesek düşürürüz) diyen şahısların doları düşürmek için başvuracakları yöntem.

    sayın hazine ve maliye bakanımız, "istesek doları düşürürüz" derken bunu söylemek istedi(!) diye düşünmek istiyorum...

    zira bugün doları düşürmek istiyorsak, paramıza tekrar itibar ve değer kazandırmak istiyorsak yapmamız gereken şey ulu önder mareşal gazi mustafa kemal atatürk döneminde yapılan ekonomik hamleleri yapmaktır.

    şimdi birtakım liboşlar gelip bir sürü şey zırvalayacak, devletçi ekonomi modelinin çağdışı olduğunu yazacaklar belki.
    ama bizim tek kurtuluşumuz, tek çaremiz budur sevgili çokomel liboşlar...

    olmuyor işte bazı şeyler.
    1950'den beri, hatta 1945'ten beri deniyoruz ama olmuyor...

    o halde özümüze dönüp cumhuriyet ekonomisini referans almalıyız...

    neydi cumhuriyet ekonomisi?

    siz narenciye satıp fabrika kuran efsane lideri bilir misiniz?

    o kandırmaz ve de kandırılamazdı...

    o; savaştan çıkmış, elinde hiçbir şey kalmamış bir ülkeyi, tütün fındık incirin sırtında yükselen cumhuriyet haline getirdi...

    uşak ve alpullu şeker fabrikaları tütün ve fındık ile, nazilli basma fabrikası incir ile, kayseri mensucat fabrikası narenciye ile, ereğli dokuma fabrikası domates ile kuruldu.
    cumhuriyet ekonomisi

    bizzat atatürk tarafından cumhuriyetimizin ilk yıllarında narenciye, tütün, incir, kayısı, domates ve sair yaş sebze ve meyve satarak kurduğu bazı fabrikalar şunlardı;

    -nazilli sümerbank basma fabrikası.

    -gemlik suniipek fabrikası.

    -bursa merinos fabrikası.

    -izmit kağıt fabrikası(seka)

    -ereğli bez fabrikası.

    -alpullu şeker fabrikası.

    -uşak şeker fabrikası.

    -mke kırıkkale fabrikası.

    -kırıkkale elektrik santrali ve çelik fabrikası.

    -ankara çimento fabrikası.

    -eskişehir şeker fabrikası.

    -turhal şeker fabrikası.

    -izmit, paşabahçe şişe ve cam fabrikası.

    -kayseri bez fabrikası.

    -keçiborlu kükürt fabrikası.

    -sivas çimento fabrikası.

    -karabük demir çelik fabrikası.

    sonraki yıllarda da ulu önder'in bu politikası devam ettirildi.

    karabük ve iskenderun demir çelik fabrikaları, seydişehir alüminyum fabrikası, aliağa ve kırıkkale rafinerileri, limanlar, barajlar hep tütün ile, fındık ile, incir ile, domates, narenciye, bakliyat ile "barter" yapılmak suretiyle kuruldu.

    bu topraklarda halk ve devlet işbirliği ile cumhuriyet ekonomisi sistemiyle bir cumhuriyet yükseltildi.
    cumhuriyet ekonomisi

    kurulan her fabrika bir kaleydi. hepsi birer devlet gibiydi adeta.
    cumhuriyet ekonomisi

    her biri cumhuriyetimizin milli ekonomisinin birer atar damarıydı...
    halkındı, milletindi.
    bu milletin çocukları, babaları, gençleri, kadınları bu fabrikalarda çalışıp evlerine ekmek götürürler, kaliteli bir yaşam standardı ile yaşarlardı.

    lakin ne yazık ki bunların hepsi satıldı.
    halkın sahip olduğu memleketin öz değerlerinden hiçbiri kalmadı artık.
    hepsi de peşkeş çekildi.
    namertçe, kahpece aldılar milletin elinden altın değerinde kaleleri...

    "devlet kumaş mı üretir" diyerek küçümsediler önce.
    sonra "devlet kağıt mı üretir", "devlet demir mi üretir", "devlet çimento mu üretir", "devlet şeker mi üretir" diye diye aldılar elimizden...

    en son "devlet tank mı üretir" diyerek tank palet fabrikamızı da vererek üzerine tüy diktiler...

    tütün, fındık, ,incir, üzüm, narenciye sırtında yükseltilip inşa edilen cumhuriyetimiz şimdi tam 126 ülkeden tarım ürünü ithal eder hale geldi.

    yani artık bu kafayla tarım ürünü verip karşılığında fabrika kuramayacak hale de geldik...

    ama ben umutluyum şu an artık.
    zira liyakatsizliğin, kokuşmuşluğun ve çaresizliğin dip noktasındayız...

    ve rahat bir nefes alabilmek için cumhuriyet ekonomisine dönmekten başka seçeneğimiz yok...

    efendiler...
    devlet kumaş üretir, devlet sigara da üretir, devlet otomobil, demir çelik ürünleri, şeker, çimento da üretir.
    hatta devlet tarım ve hayvancılık bile yapar.
    cumhuriyet ekonomisi

    o küçücük, o minnacık beyinleriniz bunu kabul etmese de hepiniz, her biriniz o sevmediğiniz hatta "çamuriyet" diyerek hakaret ettiğiniz cumhuriyetimizin ilk yıllarındaki ekonomisini model almaya mecbursunuz.

    seve seve değil, seve seve bunu yapacaksınız, yapmalıyız...

    şunu unutmayın ve o çokomel kafalarınıza sokun; atatürk'ün açtığı yoldan, gösterdiği hedeften saptığınız her gün daha da dibi göreceksiniz...

    #ekonomi
    #tarih
    13 -4 ... tengir budun
  • sahtekar şehzade ve soytarılarının kısa filmi

    .
    kendini şehzade zanneden ve kendine "şehzade" dedirten abdülhamid kayıhan osmanoğlu ve parayla tutulmuş elinde pankart taşıyan "şehzadem" diye slogan atan fesli maraş dondurmacısı kılıklı yalaka tayfayı içeren kısa filmdir.

    ilgili video;
    https://streamable.com/9dlioc

    burası türkiye cumhuriyeti.
    hiç kimse "şehzade", "sultan" vb sıfatları kullanamaz.

    kaldı ki bu şahıs sahte şehzadedir, zira şehzade sıfatı taşıyabilmek için sarayda doğmuş olması gerekir.

    ve iki tane çakarlı araç...

    çakarlı araç kullanacak ne ayrıcalığı var bunların?

    ben plakaları tespit edemedim, mümkünse şu plakaları tespit edin de yayınlayalım ve şikayette bulunalım arkadaşlar.

    yazık cidden.
    bu insanları anlamak güç.

    kendilerine "efendiler..." diye hitap eden bir kurucu lideri benimsemeyip, kendilerine "kullarım" diyecek olan ve sömürecek olan kişileri pohpohluyorlar.

    zavallılar...
    16 ... tengir budun
  • chpli üyenin 17yaşındaki erkek çocuğu taciz etmesi

    .
    --spoiler--
    Mahkeme sanığı, 'Zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı', 'Şantaj', 'Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' ve 'Müstehcenlik' suçlarından 20 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırdı.
    --spoiler--

    yalnız bu işin artık iddia edilecek bir tarafı kalmamış, suçu sabitleşmiş, mahkeme kalemi kırmış, hüküm giymiş bir orospu çocuğu var ortada.

    ümraniye gençlik kolları üyesiymiş, belli ki malum partiden sezgin tanrıkulu ve canan kaftancıoğlu kontenjanından chp'ye sokuşturulmuş bir malum ortadoğu unsuru kendisi.

    mutlu musunuz? chp'ye doldurduğunuz tiplere bakın. devam edin aynen böyle, doldurun bunları canan kaftancı kontenjanından ki daha çabuk yok olun.
    24 -2 ... tengir budun
  • şerbetli tatlıya tahin dökmek

    .
    Şimdilerde cok sıkıntı değil de en büyük çocukluk travmalarımdan biridir bu.
    Kemalpasa tatlısını severim bir gün lokantaya gittiğimizde o tatlıyı istemiştim.
    Lan 10 yaşında çocuk tahini nasil sevsin aq tahinin kilidi 30 yaşında açılıyor zaten.
    Üstüne bi de karanfil batırmış her yerine karanfili de hiç sevmem.
    Hâlâ unutmadım.
    4 -1 ... astrazen
  • 24 kasım öğretmenler günü

    .
    işini gerçekten seven, hakkıyla yapan, hiçbir çıkar gözetmeksizin mesleğine sımsıkı sarılan öğretmenlerin, öğretmenler günü kutlu ve mutlu olsun. E tabi benim de.

    Pandemi dolayısıyla mesleğimizi yapamıyoruz ama sağlık her şeyden önce gelir. Covid 19 belasından kurtulduğumuz gün umarım mesleğimize kaldığımız yerden devam ederiz.

    Not: bir beden eğitimi öğretmeni.

    (bkz: Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır) sözünden her zaman feyz almamız gerekir. Neticede ulu Önder boşuna söylememiş bu sözü.
    30 -4 ... the rise of darkness
  • kurtlar vadisi karakterlerinin burcu

    .
    Arkadaşlar toplanın size bu başlıkla ilgili olarak gizli kalmış gerçekleri açıklayacağım!

    bu başlık uzay muhtarı adlı şahıs tarafından önce "kurtlar vadisi karakterlerinin burcı" şeklinde açılmıştı. dikkatinizi çekerim "burcı". ben de altına kanka "burcu" olmasın minvalinde bir şey yazdım. şahıs başlığa yorumunu silerek, doğrusunu tekrar açtı. kamu oyunun bu yaşananlardan haberdar olması gerektiğini düşündüğüm için bu yazıyı yazmak istedim! yazının buradan sonraki kısmı sadece moderasyon yazımı silmesin diye bir tanım olarak yapılmıştır, o sebeple gerisini okumasanız da olur!

    kurtlar vadisi adlı dizideki karakterler doğduğunda ayın olduğu yer falan.

    Bitti.
    1 ... gocu
  • berat albayrak

    .
    "istesem doları düşürürüm" sözünü boşa çıkartmamıştır. helal reise.

    10 saatte tam 20 kuruş düştü. daha doğrusu tl değerlendi de, neyse...
    3 ... teksin34
  • uludağ sözlük aşık atışması

    .
    merhaba arkadaşlar şimdi diss atıcam. düüt düüüt düüü düüütt

    nasılsa kimse tutturamaz ritmi sallayayım sözü lafı
    başarılısın çünkü, pahalı trolün fiyatı kaşarın iki katı
    sadece sözlük değildi kasıtları eskiden güzeldi diyenlerin
    senin anlamadığın ne yazarlar var burda sanırsın arap atı
    3 ... facebook ile uye ol
  • 10 kasım

    .
    10 Kasım Salı, 09.05.
    Yer Diyarbakır.
    Yüzümüzde tebessüm oluşturan, iki koca yürekli insan.

    10 kasım
    1 ... alfa yazar
  • osmanlı camilerinin ortodoks kilisesine benzemesi

    .
    Camilerin roma tapınağına benzemesidir.

    Malum Müslümanlar kubbe gördüler mi manevi hislerle dolup taşarlar! Sanki peygamber dönemindeki camiler kubbeliymiş gibi!

    Oysa örnek alınan, 537 yılında inşası tamamlanmış olan ayasofya'nın kubbesidir. Bu böyle olunca da yobaz olanlar der ki "hiç değilse yunan tapınakları örnek alınmamış"!

    Haklısın yavrum, roma tapınakları örnek alınmış oldu, çünkü onlar Ayasofya'ya örnekti. Bak bakalım 126 yılında inşa edilen roma'daki meşhur putperest tapınağı pantheon'un kubbesi nasılmış!

    https://images.app.goo.gl/RQWogVjpZxZ5gLzQ9

    Huşu ile doldun mu? Aferin..
    3 ... rumeli71
  • kedilerin ibnelikleri

    .
    Dur tahmin edeyim görüntü aynen böyle.
    Bu da benim ibne. Yaptıkları saymakla bitmez ama en komik ve ilginci yan yan koşması. Yan yan nasil koşabiliyorsun aq?
    Ille de sabah 4 de kalkar suratına atlar seni uyandırır. Şuan evin içinde çılgınlar gibi koşuyor.
    Ve maalesef isirmayi ve cırmıklamayi çok seviyor.
    kedilerin ibnelikleri
    Ama seviyom ibneyi.
    9 ... astrazen
  • osmanlı camilerinin ortodoks kilisesine benzemesi

    .
    Yalnız bu ayasofya'nın copy pastesi olmaya çalışmış ama olamamış hali.

    Malum ortodoks hristiyanların en büyük ve en muhteşem yapıtı ayasofya. Hal böyle olunca bu muhteşem mimarinin benzerleri yapılmaya başlanmış. Bu onlar için Sünnet gibi bir şey yani.
    1 ... traveler of secret moments
  • nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    .
    borç para ile saray yaptıran kişilerin mirasıdır...

    evet.
    sevgili nilhan osmanoğlu sultan, bu yazıyı bir şekilde sana ulaştıracağım. umarım "ıfff çık ızın lın bu ıkıyımım bin bını" demezsin.

    bakınız muhterem müminler, şu aşağıdaki sarayı biliyor musunuz?
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    işte nilhan osmanoğlu'nun büyük büyük büyük çok büyük dedesi yaptırdı bu sarayı.
    adı: dolmabahçe sarayı.

    bu dolmabahçe sarayı yapılırken hazine boşaldı, bunun üzerine kırım savaşı bahane gösterilerek bu savaştaki müttefiklerimiz olan fransa ve ingiltere'den borç aldık.
    bu aldığımız borç osmanlı tarihinde alınan ilk dış borçtu...

    nilhan osmanoğlu'nun çok daha büyük dedeleri de daha evvel borç almışlardı.
    ama bu aldıkları borçları kendi tebalarından alıyorlardı.

    örneğin ester kira adlı osmanlı yahudisi olan bir kadından alınan borç ile sefer-i hümayün yapılmıştı 16. yüzyılda.
    ama bu seferden de çok büyük ganimetlerle dönülmüş, hazine dolmuş taşmış ve ester hanım'dan alınan borç da faizi ile ödenmişti.

    devlet tabi ki borçlanabilirdi...

    ama devlet dış borç alıp saray yaptırıyorsa da yıkılmaya mahkumdu...

    işte nilhan hanım'ın dedeleri de ingiltere ve fransa'dan daha doğrusu rothschild'lerden aldıkları bu borç ile bu dolmabahçe sarayını yaptırdılar.

    sonra...
    sonra kırım'daki şehitlerimizin aziz hatırasından dahi utanmadan bu saraya taşındılar.

    dolmabahçe'ye taşındılar taşınmasına ama, iş bitmedi.
    buraya taşınır taşınmaz eski çırağan sarayını yıktırıp yerine yeni çırağan sarayını yaptırmaya başladılar.

    tam 2.5 milyon altın harcayarak yapılan yeni çırağan sarayı bugünkü halini aldı.
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    çırağan sarayı yapılırken nilhan sultan'ın dedeleri hiç zorlanmadı.
    çünkü istedikleri her an dış borç alabiliyorlardı.

    kasada para hiç bitmiyordu amk. istedikleri anda çil çil altınlar geliyordu yurt dışından.
    tabi bu altınların gelmesinde rol oynayan elçileri komisyoncular falan alayı ihya oluyordu.

    "eee, inşaat demek istihdam demek yüzlerce işçi falan ekmek yiyordu bu inşaatlarda" diye düşünenler olacaktır.
    bu inşaatları ermeni balyan ailesinden mimarlar yaptı, çalışan işçilerin alayı da bunların tayfasındandı zaten, bizim gariban türkler ancak yarım kuruş amele yevmiyesine karın tokluğuna çalışıyorlardı sabahtan akşama kadar...

    her neyse, nilhan sultan'ın dedelerinin yaptırdığı bu saraylar öyle görkemli, öyle muhteşemdi ki, alman imparatoru çırağan sarayını gezerken işlemeli bir kapının önünde durmuş ve kapıya dakikalarca hayranlıkla bakmış, abdülhamid reyiz de kayzer'in bu imrenmesine dayanamamış, kapıyı söktürüp paketletmiş ve kayzer wilhelm'e hediye etmiş.
    hediye kapıyı alan kayzer wilhelm öyle bir sevinmiş, öyle bir sevinmiş ki bu sevinç enstantanesinden sayfalar dolusu tefrika çıkar...

    bu arada kusura bakmazsanız yeniden dolmabahçe'ye döneceğim.
    abdülmecid han, dolmabahçe sarayına taşınınca kızları münire sultan ve cemile sultan için de birer saray yaptırmak istedi. "battı balık yan gider" düşüncesiyle ve bir kanun hükmünde kararname çıkararak kızları için çifte sarayların inşaasına başlandı.
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    yukarıda görselini paylaştığımız fındıklı'daki bu çifte sarayların mimarları kimdi dersiniz?
    tabi ki balyan ailesi...

    eh abdülmecid han kızlarına saray yaptırınca, kızkardeşi adile sultan yeğenlerini kıskanmış iyi mi?
    abdülmecid bakmış bacısı ona surat asıyor, trip yapıyor. "sen üzülme hemşire" demiş, hemen yanında bulunan sarkis balyan'a talimat vererek bacısı için kandilli'deki şu sarayı yaptırmış;
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    her neyse.
    tabi çırağan sarayı yapılırken anadolu yakasına bakan padişah efendimiz hazretleri devletlü efendimis "ulan hep bu tarafa saray yaptırıyoruz, biraz da karşı tarafa yaptırsak ya" düşüncesiyle anadolu yakasına da muhteşem bir saray yaptırmaya karar vermiş.
    başkanlık sisteminin de getirdiği kolaylıkla çabucak çıkarılan bir kararname ile de anadolu yakasında beylerbeyi sarayı'nın yapımına başlanmış, birazcık daha borç para alınarak şu muhteşem saray dikilmiş;
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    şimdi burada beylerbeyi sarayını yapan kişinin de balyan ailesinden sarkis balyan olduğunu söylesem "hasiktir lan" dersiniz, o yüzden söylemiyorum.
    anlaşılan balyan ailesi de o dönem "bu milletin amına koyacağız" demiş.

    bu balyan'lar abdülmecid ve abdülaziz'e çok fena gaz vermiş olacaklar ki, eş zamanlı bir saray inşaatına daha başlamışlar.
    bu sefer de padişah efendümüz hazretlerünü "ya padişahım sarayları hep deniz kenarında yapıyoruz, bir tane de dere kenarında yapalım" diyerekten mevcut sadabat sarayını yıkarak, kağıthane deresi kenarında yeni bir sadabat sarayı yapmışlar.
    "üçüncü sadabat sarayı" olarak da bilinen bu saray şöyle muazzam bir eserdi.
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    tabi bu balyan'larda proje bitmez, nilhan sultan'ın dedelerinde de iştah bitmez.
    koca koca saraylardan arada bir kaçıp küçük çılgınlıklar yapabilmek için ufak saraylar da yapmışlar borç paralar ile.
    işte bunlardan biri küçüksu kasrı;
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    işte böyle...
    sevgili nilhan sultan'ın dedeleri bugün yaptırmaya kalksan milyarlarca dolar tutacak bu sarayları yurtdışından aldıkları borç paralar ile bir güzel yaptırmışlar, yoksulun, tüyü bitmedik yetimin ve şehitlerimizin hakkının bulunduğu bu saraylarda senelerce müreffeh bir hayat sürmüşlerdir.

    tabi ki hırt hırt yemenin, zırt zırt da çıkarması olur kıymetli müminler.
    gün gelmiş bizim nilhan sultan'ın dedelerine bu borç paraları verenler temerrüt faizleri ile birlikte alacaklarını istemişler.
    lakin hazine tam takır, kuru bakır.
    para tinne...
    yok yani, "yok amına koyim canımı mı alıcan" diyememiş nilhan sultan'ın dedeleri.

    bunun üzerine yabancı elçiler himayesinde alacaklarını tahsile girişmiş borç verenler.
    duyunu umumiye adlı kan emici teşkilat kurulmuş.
    osmanlı'nın bütün gelirleri temlik altına alınmış.

    hazineye 3 kuruş giriyorsa bunun 2'sini almışlar, sonra 3 kuruş daha borç vermişler, sonra 4'ünü almışlar.
    böyle böyle gitmiş senelerce.
    ta 1923'e kadar.

    osmanlı mosmanlı kalmamış tabi ortada.
    "lan bunlar yeni devlet kuruyorlar, bizim alacaklar ne olacak" demiş alacaklılar.

    ve lozan'da önümüze ilk şart olarak bu konmuş. "osmanlı'nın dış borcunu kabul ediyorsanız masaya oturalım" denmiş bizimkilere, bizimkiler de çaresiz kabul etmiş.

    ve savaştan çıkan, ayağında çorap dahi olmayan bu millet, ta 1954 yılına kadar işte bu nilhan osmanoğlu'nun dedelerinin yaptırdığı sarayların parasını ödemiş...

    şimdi geldiğimiz noktada nilhan osmanoğlu adlı sözde sultan'a soruyorum.
    sen dedenin malı olan su adayı istiyorsun öyle mi?
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    #tarih
    72 -6 ... tengir budun
  • veganları çıldırtacak bir şey bırak

    .
    veganları çıldırtacak bir şey bırak
    4 ... the fistingci sahap