• şerbetli tatlıya tahin dökmek

    .
    Şimdilerde cok sıkıntı değil de en büyük çocukluk travmalarımdan biridir bu.
    Kemalpasa tatlısını severim bir gün lokantaya gittiğimizde o tatlıyı istemiştim.
    Lan 10 yaşında çocuk tahini nasil sevsin aq tahinin kilidi 30 yaşında açılıyor zaten.
    Üstüne bi de karanfil batırmış her yerine karanfili de hiç sevmem.
    Hâlâ unutmadım.
    3 -1 ... astrazen
  • 24 kasım öğretmenler günü

    .
    işini gerçekten seven, hakkıyla yapan, hiçbir çıkar gözetmeksizin mesleğine sımsıkı sarılan öğretmenlerin, öğretmenler günü kutlu ve mutlu olsun. E tabi benim de.

    Pandemi dolayısıyla mesleğimizi yapamıyoruz ama sağlık her şeyden önce gelir. Covid 19 belasından kurtulduğumuz gün umarım mesleğimize kaldığımız yerden devam ederiz.

    Not: bir beden eğitimi öğretmeni.

    (bkz: Öğretmenler yeni nesil sizin eseriniz olacaktır) sözünden her zaman feyz almamız gerekir. Neticede ulu Önder boşuna söylememiş bu sözü.
    26 -4 ... queenn of darkness
  • strawberry blonde

    .
    pembe iyestaya teşekkür eden yazar.
    kendisi güneyi gösteren pusuladır benim için. o bana bu kadar düşmansa doğru yoldayım.
    5 -5 ... strawberry blonde
  • kurtlar vadisi karakterlerinin burcu

    .
    Arkadaşlar toplanın size bu başlıkla ilgili olarak gizli kalmış gerçekleri açıklayacağım!

    bu başlık uzay muhtarı adlı şahıs tarafından önce "kurtlar vadisi karakterlerinin burcı" şeklinde açılmıştı. dikkatinizi çekerim "burcı". ben de altına kanka "burcu" olmasın minvalinde bir şey yazdım. şahıs başlığa yorumunu silerek, doğrusunu tekrar açtı. kamu oyunun bu yaşananlardan haberdar olması gerektiğini düşündüğüm için bu yazıyı yazmak istedim! yazının buradan sonraki kısmı sadece moderasyon yazımı silmesin diye bir tanım olarak yapılmıştır, o sebeple gerisini okumasanız da olur!

    kurtlar vadisi adlı dizideki karakterler doğduğunda ayın olduğu yer falan.

    Bitti.
    1 ... gocu
  • berat albayrak

    .
    "istesem doları düşürürüm" sözünü boşa çıkartmamıştır. helal reise.

    10 saatte tam 20 kuruş düştü. daha doğrusu tl değerlendi de, neyse...
    3 ... teksin61
  • uludağ sözlük aşık atışması

    .
    merhaba arkadaşlar şimdi diss atıcam. düüt düüüt düüü düüütt

    nasılsa kimse tutturamaz ritmi sallayayım sözü lafı
    başarılısın çünkü, pahalı trolün fiyatı kaşarın iki katı
    sadece sözlük değildi kasıtları eskiden güzeldi diyenlerin
    senin anlamadığın ne yazarlar var burda sanırsın arap atı
    3 ... facebook ile uye ol
  • 10 kasım

    .
    10 Kasım Salı, 09.05.
    Yer Diyarbakır.
    Yüzümüzde tebessüm oluşturan, iki koca yürekli insan.

    10 kasım
    1 ... alfa yazar
  • osmanlı camilerinin ortodoks kilisesine benzemesi

    .
    Camilerin roma tapınağına benzemesidir.

    Malum Müslümanlar kubbe gördüler mi manevi hislerle dolup taşarlar! Sanki peygamber dönemindeki camiler kubbeliymiş gibi!

    Oysa örnek alınan, 537 yılında inşası tamamlanmış olan ayasofya'nın kubbesidir. Bu böyle olunca da yobaz olanlar der ki "hiç değilse yunan tapınakları örnek alınmamış"!

    Haklısın yavrum, roma tapınakları örnek alınmış oldu, çünkü onlar Ayasofya'ya örnekti. Bak bakalım 126 yılında inşa edilen roma'daki meşhur putperest tapınağı pantheon'un kubbesi nasılmış!

    https://images.app.goo.gl/RQWogVjpZxZ5gLzQ9

    Huşu ile doldun mu? Aferin..
    3 ... rumeli71
  • kedilerin ibnelikleri

    .
    Dur tahmin edeyim görüntü aynen böyle.
    Bu da benim ibne. Yaptıkları saymakla bitmez ama en komik ve ilginci yan yan koşması. Yan yan nasil koşabiliyorsun aq?
    Ille de sabah 4 de kalkar suratına atlar seni uyandırır. Şuan evin içinde çılgınlar gibi koşuyor.
    Ve maalesef isirmayi ve cırmıklamayi çok seviyor.
    kedilerin ibnelikleri
    Ama seviyom ibneyi.
    9 ... astrazen
  • osmanlı camilerinin ortodoks kilisesine benzemesi

    .
    Yalnız bu ayasofya'nın copy pastesi olmaya çalışmış ama olamamış hali.

    Malum ortodoks hristiyanların en büyük ve en muhteşem yapıtı ayasofya. Hal böyle olunca bu muhteşem mimarinin benzerleri yapılmaya başlanmış. Bu onlar için Sünnet gibi bir şey yani.
    1 ... traveler of secret moments
  • nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    .
    borç para ile saray yaptıran kişilerin mirasıdır...

    evet.
    sevgili nilhan osmanoğlu sultan, bu yazıyı bir şekilde sana ulaştıracağım. umarım "ıfff çık ızın lın bu ıkıyımım bin bını" demezsin.

    bakınız muhterem müminler, şu aşağıdaki sarayı biliyor musunuz?
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    işte nilhan osmanoğlu'nun büyük büyük büyük çok büyük dedesi yaptırdı bu sarayı.
    adı: dolmabahçe sarayı.

    bu dolmabahçe sarayı yapılırken hazine boşaldı, bunun üzerine kırım savaşı bahane gösterilerek bu savaştaki müttefiklerimiz olan fransa ve ingiltere'den borç aldık.
    bu aldığımız borç osmanlı tarihinde alınan ilk dış borçtu...

    nilhan osmanoğlu'nun çok daha büyük dedeleri de daha evvel borç almışlardı.
    ama bu aldıkları borçları kendi tebalarından alıyorlardı.

    örneğin ester kira adlı osmanlı yahudisi olan bir kadından alınan borç ile sefer-i hümayün yapılmıştı 16. yüzyılda.
    ama bu seferden de çok büyük ganimetlerle dönülmüş, hazine dolmuş taşmış ve ester hanım'dan alınan borç da faizi ile ödenmişti.

    devlet tabi ki borçlanabilirdi...

    ama devlet dış borç alıp saray yaptırıyorsa da yıkılmaya mahkumdu...

    işte nilhan hanım'ın dedeleri de ingiltere ve fransa'dan daha doğrusu rothschild'lerden aldıkları bu borç ile bu dolmabahçe sarayını yaptırdılar.

    sonra...
    sonra kırım'daki şehitlerimizin aziz hatırasından dahi utanmadan bu saraya taşındılar.

    dolmabahçe'ye taşındılar taşınmasına ama, iş bitmedi.
    buraya taşınır taşınmaz eski çırağan sarayını yıktırıp yerine yeni çırağan sarayını yaptırmaya başladılar.

    tam 2.5 milyon altın harcayarak yapılan yeni çırağan sarayı bugünkü halini aldı.
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    çırağan sarayı yapılırken nilhan sultan'ın dedeleri hiç zorlanmadı.
    çünkü istedikleri her an dış borç alabiliyorlardı.

    kasada para hiç bitmiyordu amk. istedikleri anda çil çil altınlar geliyordu yurt dışından.
    tabi bu altınların gelmesinde rol oynayan elçileri komisyoncular falan alayı ihya oluyordu.

    "eee, inşaat demek istihdam demek yüzlerce işçi falan ekmek yiyordu bu inşaatlarda" diye düşünenler olacaktır.
    bu inşaatları ermeni balyan ailesinden mimarlar yaptı, çalışan işçilerin alayı da bunların tayfasındandı zaten, bizim gariban türkler ancak yarım kuruş amele yevmiyesine karın tokluğuna çalışıyorlardı sabahtan akşama kadar...

    her neyse, nilhan sultan'ın dedelerinin yaptırdığı bu saraylar öyle görkemli, öyle muhteşemdi ki, alman imparatoru çırağan sarayını gezerken işlemeli bir kapının önünde durmuş ve kapıya dakikalarca hayranlıkla bakmış, abdülhamid reyiz de kayzer'in bu imrenmesine dayanamamış, kapıyı söktürüp paketletmiş ve kayzer wilhelm'e hediye etmiş.
    hediye kapıyı alan kayzer wilhelm öyle bir sevinmiş, öyle bir sevinmiş ki bu sevinç enstantanesinden sayfalar dolusu tefrika çıkar...

    bu arada kusura bakmazsanız yeniden dolmabahçe'ye döneceğim.
    abdülmecid han, dolmabahçe sarayına taşınınca kızları münire sultan ve cemile sultan için de birer saray yaptırmak istedi. "battı balık yan gider" düşüncesiyle ve bir kanun hükmünde kararname çıkararak kızları için çifte sarayların inşaasına başlandı.
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    yukarıda görselini paylaştığımız fındıklı'daki bu çifte sarayların mimarları kimdi dersiniz?
    tabi ki balyan ailesi...

    eh abdülmecid han kızlarına saray yaptırınca, kızkardeşi adile sultan yeğenlerini kıskanmış iyi mi?
    abdülmecid bakmış bacısı ona surat asıyor, trip yapıyor. "sen üzülme hemşire" demiş, hemen yanında bulunan sarkis balyan'a talimat vererek bacısı için kandilli'deki şu sarayı yaptırmış;
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    her neyse.
    tabi çırağan sarayı yapılırken anadolu yakasına bakan padişah efendimiz hazretleri devletlü efendimis "ulan hep bu tarafa saray yaptırıyoruz, biraz da karşı tarafa yaptırsak ya" düşüncesiyle anadolu yakasına da muhteşem bir saray yaptırmaya karar vermiş.
    başkanlık sisteminin de getirdiği kolaylıkla çabucak çıkarılan bir kararname ile de anadolu yakasında beylerbeyi sarayı'nın yapımına başlanmış, birazcık daha borç para alınarak şu muhteşem saray dikilmiş;
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    şimdi burada beylerbeyi sarayını yapan kişinin de balyan ailesinden sarkis balyan olduğunu söylesem "hasiktir lan" dersiniz, o yüzden söylemiyorum.
    anlaşılan balyan ailesi de o dönem "bu milletin amına koyacağız" demiş.

    bu balyan'lar abdülmecid ve abdülaziz'e çok fena gaz vermiş olacaklar ki, eş zamanlı bir saray inşaatına daha başlamışlar.
    bu sefer de padişah efendümüz hazretlerünü "ya padişahım sarayları hep deniz kenarında yapıyoruz, bir tane de dere kenarında yapalım" diyerekten mevcut sadabat sarayını yıkarak, kağıthane deresi kenarında yeni bir sadabat sarayı yapmışlar.
    "üçüncü sadabat sarayı" olarak da bilinen bu saray şöyle muazzam bir eserdi.
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    tabi bu balyan'larda proje bitmez, nilhan sultan'ın dedelerinde de iştah bitmez.
    koca koca saraylardan arada bir kaçıp küçük çılgınlıklar yapabilmek için ufak saraylar da yapmışlar borç paralar ile.
    işte bunlardan biri küçüksu kasrı;
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    işte böyle...
    sevgili nilhan sultan'ın dedeleri bugün yaptırmaya kalksan milyarlarca dolar tutacak bu sarayları yurtdışından aldıkları borç paralar ile bir güzel yaptırmışlar, yoksulun, tüyü bitmedik yetimin ve şehitlerimizin hakkının bulunduğu bu saraylarda senelerce müreffeh bir hayat sürmüşlerdir.

    tabi ki hırt hırt yemenin, zırt zırt da çıkarması olur kıymetli müminler.
    gün gelmiş bizim nilhan sultan'ın dedelerine bu borç paraları verenler temerrüt faizleri ile birlikte alacaklarını istemişler.
    lakin hazine tam takır, kuru bakır.
    para tinne...
    yok yani, "yok amına koyim canımı mı alıcan" diyememiş nilhan sultan'ın dedeleri.

    bunun üzerine yabancı elçiler himayesinde alacaklarını tahsile girişmiş borç verenler.
    duyunu umumiye adlı kan emici teşkilat kurulmuş.
    osmanlı'nın bütün gelirleri temlik altına alınmış.

    hazineye 3 kuruş giriyorsa bunun 2'sini almışlar, sonra 3 kuruş daha borç vermişler, sonra 4'ünü almışlar.
    böyle böyle gitmiş senelerce.
    ta 1923'e kadar.

    osmanlı mosmanlı kalmamış tabi ortada.
    "lan bunlar yeni devlet kuruyorlar, bizim alacaklar ne olacak" demiş alacaklılar.

    ve lozan'da önümüze ilk şart olarak bu konmuş. "osmanlı'nın dış borcunu kabul ediyorsanız masaya oturalım" denmiş bizimkilere, bizimkiler de çaresiz kabul etmiş.

    ve savaştan çıkan, ayağında çorap dahi olmayan bu millet, ta 1954 yılına kadar işte bu nilhan osmanoğlu'nun dedelerinin yaptırdığı sarayların parasını ödemiş...

    şimdi geldiğimiz noktada nilhan osmanoğlu adlı sözde sultan'a soruyorum.
    sen dedenin malı olan su adayı istiyorsun öyle mi?
    nilhan osmanoğlu nun dedelerinin mirası

    #tarih
    72 -6 ... tengir budun
  • veganları çıldırtacak bir şey bırak

    .
    veganları çıldırtacak bir şey bırak
    4 ... the fistingci sahap
  • solu terörle bağdaştıracak kadar cahil olmak

    .
    terörün tanımı ve kapsamı egemen ideolojiye gire değişebiliyor. mesela "irtica" bundan 20 yıl önce terör kapsamında yer alırken bugün yer almıyor.
    ve bugün ota boka terörist diyen irticacilar türemiştir.
    1 ... ruh okuzu
  • dördüncü tutmosis

    .
    dördüncü tutmosis

    yaklaşık olarak MÖ 14. yüzyılda hüküm süren 18. Mısır Hanedanı'nın 8. Firavunuydu. Onun prenomen veya kraliyet adı Nebkheperure, "Formlarda kurulan Re ismidir" anlamına gelir.

    Amenofis II’in oğlu ve halefidir. Kuzey Suriye’de hüküm süren ve Hititlerden gördüğü baskı karşısında müttefik arayışına giren Mitanni Krallığı ile ittifak kurmuş, kralın kızıyla evlenmiştir.

    Döneminde ülkesi barış ve refah içinde yaşadı.

    Güzel sanatlarda Tutmosis döneminde başlayan yeni eğilimler torununun yönetiminde Amama üslubunun doğmasına yol açtı.

    https://en.m.wikipedia.org/wiki/Thutmose_IV
    1 ... traveler of secret moments
  • sol karşıtı kemalizm

    .
    sol karşıtı kemalizm
    2 ... solaref
  • lahmacuncunun inatla salata yollaması

    .
    Bu derdi küçümseyenlerin kendisine saygısı yoktur.

    Lahmacun içine maydanoz ve limon dışında girebilecek tek şek ekstra pul biberdir. Lahmacunun içine havuçlu mavuçlu saçma sapan salata depiştirenler afedersiniz midesizdir.
    2 -2 ... serdarsl06
  • atatürke hakaret eden gurbetçi

    .
    bir ülkenin kurucusuna hakaret etmek için ya birileri tarafından dolduruşa getirilmek ya da zerre kadar tarih bilmemek gerekmektedir.
    bu gün mustafa kemal atatürk, dünyanın çeşitli ülkelerinde dahi saygıyla anılan bir lider olmasına rağmen, kendine türk diyen kişiler tarafından hakarete uğramasını aklım almıyor.
    Gelelim twitter denen kuştan Atatürk'e hakaret eden sıkma başın söylediği saçmalıklara,

    1- Baş örtüyü yasakladı > Baş örtüsü bu ülkede hiçbir zaman yasak olmadı. Yasak olan, siyasi sembol olarak kullanılan TÜRBANdı, o da 1980 darbesinden sonra yasaklandı. Mustafa kemal öldükten 42 sene sonra yani.
    2- camileri it çölüne çevirdi > Hangi camiyi it çölüne çevirmiş bi söylesin bakalım...tarih kitaplarında böle bir bilgi bulamadım da ben.
    3- 18 yaş altı kuran yasak > DSP, ANAP ve MHP'nin kurduğu hükümetin TBMM'ye getirdiği ve yine kendi milletvekillerinin oylarıyla kabul ettiği yeni yasa ile Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının, çocuklarına ilköğretimin 5. sınıfından önce Kur'an öğretmeleri resmen yasaklandı. Türkiye cumhuriyetinin 75. yılında yaşandı bu olay. Mustafa Kemal ile uzaktan yakından alakası yoktur, kaldı ki yaş sınırı 18 değildir, 12'dir.
    4- ezan türkçe > evet bunu mustafa kemal yapmıştır, ezan bir çağrıdır ve insanlar ezanın ne dediğini anlasınlar istemiştir. 100 senedir buna takıldınız kaldınız. Türkçe bizim dilimizdir, kendi ana dilinle ibadete çağrılmak zorunuzua mı gidiyor ?
    5- osmanlıca yasak, türkçe'yi yazdı > saçmalığın daniskasıdır, Osmanlıca okuması da yazması da inanılmaz zor bir dildir, türkçe'de yer alan sesli harf zenginliği osmanlı alfabesinde yer almadığı için seslerin tam karşılığı o alfabede hiç bir zaman yerini bulamamıştır. Mustafa kemal, yazı yazarken kullanılan alfabeyi değiştirmiştir sadece, ülkenin dilini değiştirmemiştir. Kaldı ki, osmanlı zamanında saray dışında yaşan vatandaşın okur yazar oranı %5 civarındadır. Herkes şakır şakır arapça okuyabiliyordu, kuran-ı kerim'i her okuyan anlıyordu zannedenler Hâriciye Nâzırı Mustafa Reşid Paşa'nın 3 Kasım 1839 tarihinde okuduğu tanzimat fermanını bir okusunlar tek kelimesini anlayacaklar mı çok merak ediyorum. Osmanlıca'nın, kuran-ı kerim'in arapçası ile uzaktan yakından alakası yoktur. ne yazı olarak, ne alfabe olarak.
    6- toprak kabul etmedi > bu konuda tek diyeceğim şey "hassiktir ordan amk"

    sözüm bitmiştir. saygılar.
    9 -5 ... keshberfo
  • görme engelliyim soruları alayım

    .
    Uzay muhtarı!
    Senin inanmadığını ben yaşıyorum ve inanmaman umrumda değil.
    Gerçektede de beni görüyor sanıyorlar zaten.
    1 ... gorme engelli ulucu
  • chp zamanında ahır olarak kullanılan camiler

    .
    dibine kadar yalandır. propagandadan ibarettir.

    istanbul'da büyük dedelerimden birinin yaptırdığı bir mescit var. ailem de zaten 1960'lara kadar hemen o mescidin yanındaki bir evde oturmuş. geçenlerde yolum düştü, mescidi ziyaret ettim. imam efendiyle bir miktar "sohbet" ettik. imam efendinin iddialarına göre

    1) mescit ismet paşa döneminde "bekar odası" olmuş ("kerhane" kelimesini kullanamadığından bekar odası diyor, ama suratından neyi kasdettiği gayet güzel anlaşılıyor)
    2) "bir mümin" bu duruma dayanamamış, minareye çıkıp ezan okumuş. ismet paşa o adama "işkence" yaptırmış.
    3) menderes seçilir seçilmez hemen müminler mescide koşup vaziyeti düzeltmişler.

    hoca efendi öylesine inanarak anlatıyordu ki ben de inandım. üstelik etrafında bayağı kalabalık bir "mümin" grubu vardı ve onlar da hocaefendinin anlattıklarını homurtular çıkararak onaylıyorlardı. her "inönü" kelimesi geçtiğinde yüzlerde bir iğrenme ifadesi beliriyordu. her "menderes" kelimesi geçtiğinde yüzlerde güller açıyordu.

    eve dönünce duyduklarımı babama anlattım. adamcağızın dili otuz saniye kadar tutuldu. kendine gelince anlattıkları:

    1) "bekar odası" hikayesi doğru değil. orası atatürk döneminde de, inönü döneminde de mescitti.
    2) inönü döneminde büyükannem o mescidi esaslı bir tamirattan geçirdi. o tamirat için ailemizin bayağı bir para harcadığını hatırlıyorum.

    soru:
    siz dinciler neden bu kadar yalancısınız?
    41 -5 ... arbutus unedo
  • 1924 te genelev olarak kullanılan camiler vardı

    .
    bundan 15 yıl kadar önce ziyaret ettiğim bir caminin imamı bana o camiinin 1930'larda "bekar odası" olarak kullanıdığını anlatmıştı.. ancak imam ibnesinin bilmediği bir şey vardı: o camii benim atalarımdan biri tarafından yaptırılmıştı ve ailem de 1960'lara kadar o camiinin yanındaki bir evde yaşamıştı...

    dinci ibne sert taşa çarpmıştı yani..

    tam hikayeyi şurada yazdım: (bkz: chp zamanında ahır olarak kullanılan camiler/#13566041)
    8 -2 ... arbutus unedo